25 Haziran 2014 Çarşamba

Yoğurtlu ve Dereotlu Makarna Salatası


Herkese merhaba,

Yaz nihayet geldi Ankara’ya :) Bugünkü tarifim de sıcaklarda hararetimizi alacak hafif bir salata ;)
 
 

 
Malzemeler:

Yarım paket makarna

Yarım demet dereotu

2-3 diş sarımsak

1 orta boy salatalık

Aldığı kadar yoğurt (2-3 su bardağı)

Tuz

Makarnamızı hafif diri (aldente) olacak şekilde haşlıyoruz. Soğuttuktan sonra çırpılmış yoğurt, kıyılmış dereotu, rendelenmiş salatalık, ezilmiş sarımsak ve tuzla karıştırıp servis yapıyoruz. Bu kadar basit :)


 

Yoğurt için kesin bir miktar veremiyorum, yoğurtların kıvamı değişiklik gösterebiliyor. Bir de yoğurdunuz suluysa salatalığı rendelendikten sonra suyunu sıkarak kullanın. Dilerseniz içine bir miktar da mayonez karıştırabilirsiniz, öyle de çok lezzetli olur.

Salatanızı taze taze tüketin, aksi takdirde makarnalar yoğurdu emiyor. Ama bekletmek zorunda kaldıysanız servis ederken biraz daha yoğurt ekleyip eski haline getirebilirsiniz.   

Hem çay saatlerinizde poğaça ve böreklerin; hem de et, tavuk yemeklerinin yanında pilava alternatif olarak ikram edebilirsiniz.

Ben bu aralar ölüm diyetinde olduğum için yeşil salatamın yanında azıcık tadına bakmakla yetindim, Cantürk köfteyle yedi ;)
 

 

Yemek tabaklarım Karaca, makarnamı koyduğum üç bölmeli servis tabağı Mudo,  ayaklı salata kasesi Paşabahçe, Amerikan servislerim ve peçetelerim İkea, çatal bıçak takımım Bernardo'dan.

Sevgiler :)

20 Haziran 2014 Cuma

Tost Ekmeği ile Pratik Pizza


Herkese merhaba,

Haftanın son postunun hafta sonu kahvaltılarımızı şenlendirecek ama bir o kadar da pratik bir tarif olmasını istedim :)

İster kahvaltıda, ister çay saatlerinde ya da midenizin kazındığı her hangi bir anda sadece 5 dakikada hazırlayabilirsiniz.
 
 

İstediğiniz tüm malzemeleri kullanabilir, miktarını artırıp azaltarak çeşitlendirebilirsiniz ;)

Malzemeler:

5 dilim tost ekmeği

5 dilim kaşar peyniri

5 dilim salam

1 adet kırmızı kapya biber

2 adet yeşil sivri biber

5 adet siyah zeytin

1 yemek kaşığı domates salçası (sulandırılmış)

Kekik ve tuz
 

 
 
Domates salçasını yeteri kadar sulandırıp, kekik ve tuz ekleyerek tost ekmeklerimizin üzerine hiç boşluk kalmayacak şekilde sürüyoruz. Üzerine kaşar peynirlerimizi, salamlarımızı, kırmızı ve yeşil biberlerimizi ve zeytinimizi koyup fırına veriyoruz. Kaşarlar eriyene kadar 150 derecelik önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz :)
 

 


Ne kadar kolay, değil mi?




 
Mutlu haftasonları :)
 
 
 
 
 
 

18 Haziran 2014 Çarşamba

Frambuaz soslu damla sakızlı irmik tatlısı


İsmi biraz uzun oldu ama tek tek yazmazsam anlaşılmaz gibi hissediyorum :)

Geçtiğimiz Pazar babalar günü olması dolayısıyla küçük çaplı bir aile ziyareti yaptık. Nevin annem –eşim evlendiğimiz günden beri istediği ve hanımı da yapamadığı :) için- bize mantı yapmıştı. Ben de elim boş gitmemek için bu tatlıyı hazırladım.
 
 

Eşimin damla sakızına olan aşkından daha önce kaç kez bahsetmişimdir hatırlamıyorum ama hemen her kurabiyemin kekimin içine giren sakızlı vanilya bu sefer de irmik tatlımı lezzetlendirdi ;)

Annemle belki de 15 senedir kullandığımız bir irmik tatlısı ölçümüz vardı; hemen her bayram borcamda yapıp, dilim dilim keserek tarçın ve cevizle ikram ederdik. Bu sefer dondurucumdaki meyveleri tüketmek ve bloğuma bir adet meyveli sos eklemek için frambuaz (ahududu) sos hazırladım :)
Yeri gelmişken; bunca senelik biyolojiciyim, frambuazla ahududunun aynı şey olduğunu yeni öğrendim :) Frambuazı tatlılarda pastalarda yiyoruz ama ahududunu yabani ve pek bulunmayan bir meyve zannederdim, değilmiş :)
Ben tatlımı kek kalıbında yapıp buzdolabında 1 gece beklettikten sonra ters çevirdim ama siz kaselere koyup ters çevirerek, borcamda yapıp dilimleyerek ya da tek kişilik kuplarda ikram edebilirsiniz.

Frambuaz, böğürtlen, çilek, vişne gibi herhangi bir meyve kullanarak yapabileceğiniz bu sosu tüm tatlılarda ve hatta dondurmanın yanında kullanabilirsiniz. Şeker miktarını meyvenizin ekşiliğine göre ayarlayabileceğiniz gibi sosunuzun akıcı ya da jöle gibi katı olmasını isterseniz nişasta miktarını artırıp azaltabilirsiniz.    

İrmik tatlısını kalıbından çıkarmadan ya da dilimlemeden önce en az 3-4 saat hatta mümkünse 1 gece buzdolabında bekletin, servis etmeden hemen önce de soğuttunuz sosunu ekleyin.

Damla sakızlı irmik tatlısı için malzemeler:

1 litre süt

1 su bardağı irmik

¾ su bardağı toz şeker

1 paket damla sakızlı vanilya

 
Frambuaz (Ahududu) sos için malzemeler:

1 su bardağı frambuaz

1 çay bardağı su

1 tepeleme yemek kaşığı nişasta

2 yemek kaşığı toz şeker

 

Süt, irmik, şeker ve damla sakızlı vanilyayı orta hararetli ateşte kaynayana (göz göz olana) kadar pişiriyoruz. Hiç vakit kaybetmeden sudan geçirdiğimiz kalıbımıza boşaltıyoruz ve ılıdıktan sonra buzdolabına kaldırıyoruz.
 
Tatlınız daha yüksek olsun isterseniz malzemeleri artırıp kalıbı ağzına kadar doldurabilir ya da kubbe gibi yuvarlak bir salata kasesi kullanabilirsiniz. Kek kalıbımı İkea’dan almıştım ama mozaik pasta, sütü tatlı gibi şeylerden kek yapmaya fırsatım olmadı. Ters çevirdikten sonra dilimleyerek servis etmek için ideal ama keki nasıl pişirir pek bir fikrim yok açıkçası :)
 

 

 
Sosumuz için de nişastayı 1 çay bardağı su ile açıyoruz, frambuaz ve şekerle tencereye alıp kaynayana kadar pişiriyoruz. Ara ara karıştırarak soğutuyoruz ve tatlımızı servis etmeden önce kullanıyoruz.
 


 

 
Sosunuz artarsa fazlasını dolabınızda günlerce bozulmadan saklayabilir, dondurmayla servis edebilirsiniz. Hele de Carte d’or’un kaymaklı dondurmasıyla bir harika oluyor ;)  
 
Tüm babaların ve baba adaylarının günü kutlu olsun. Evlendiğimden beri içim hep cız ediyor, halbuki babacım hayatta ve hep yanımızda, arkamızda.
Allahım hiçbir çocuğu annesiz babasız bırakmasın…
İşte benim annemle babam:
 

 
Hoşçakalın! :)
 



17 Haziran 2014 Salı

Kakaolu Çatlak Kurabiye


Herkese merhaba,

Kakaolu çatlak kurabiyenin gerek görüntüsü, gerekse lezzetine bayılırım ancak şimdiye kadar alıp yaptığım hiçbir tarif yediklerim gibi olmuyordu. Çünkü ya ele gelmeyecek kadar cıvık oluyor şekil veremiyordum ya da kendimce biraz daha un ekleyip kıvamını bozuyordum, kurabiyelerim çatlamıyordu. Ta ki sosyal medyadan da sürekli takip ettiğim Mutfak Sırları'nın sahibesi Nilay Tulum’un tarifiyle karşılaşana kadar. Diğer tariflerinde de olduğu gibi tek kelimeyle harika, ölçüleri bu kadar tam tutan ve lezzetli olan başka bir blog yok ;)
 
 

Bir kere çatlak kurabiyeler pudra şekerine bulandığı için çok çok tatlı geliyor hatta kakao tadını bastırıyor. O yüzden içine koyduğum şeker miktarını azaltıyorum. Bir de hamurumu geceden yoğurup buzdolabında sabaha kadar bekletince şekil vermesi çok kolay oluyor. Yalnız bekleyen hamur yağını bırakıyor, o yüzden mutlaka streç filme sarın ve şekil vermeden önce hamuru bir kez daha yoğurun.
 

 

 
Malzemeler:

2 yumurta

2 su bardağı un

1 çay bardağı toz şeker (ben ¾ kullandım)

1 çay bardağı sıvı yağ

1 paket kabartma tozu

1 kahve fincanı kakao (ben Dr.Oetker’in Gourment kakaosunu kullanıyorum)

Çay kaşığının ucuyla tuz (ama çok çok az)

Bulamak için 2-3 yemek kaşığı pudra şekeri

 

Pudra şekeri haricindeki tüm malzemeyi yoğuruyoruz. Bildiğiniz kurabiye hamurları gibi olmasını beklemeyin, hamur kendini tutmuyor dağılıp gidiyor. İyice yoğurduktan sonra streç filme sarıp buzdolabına kaldırın ve mümkünse 1 gece hamurunuzu dinlendirin. Sıvı yağ ile yapılan diğer kurabiyelerde olduğu gibi hamur yağını atıyor, böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyor olabilirsiniz, şaşırmayın ;)
 

 

Dinlenmiş hamurdan istediğiniz boyutta parçalar koparıp yuvarlayın ve hafifçe pudra şekerine bulayın. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye aralık bırakarak dizin ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 15 dakika pişirin.
 

 

Pişerken çatladıkları ve yayıldıkları için kurabiyelerinizin arasında en az 3er cm boşluk bırakın ki birbirlerine yapışmasınlar.

Pişirme süresine dikkat edin çünkü ben ilk denediğimde içi çiğ kalmış gibi geldiği için 5 dakika daha fırında tuttum ve bisküvi gibi kıtır kıtır oldular.
 

 

 
Ben bu ölçülerle 21 adet kurabiye elde ettim, az bulursanız oranını bozmadan ölçüleri artırabilirsiniz.

Son olarak kullandığınız kakao çeşidi çok önemli. Yağ oranı yüksek kaliteli bir kakao kullanırsanız daha pişerken eve –içinde bulunmamasına rağmen- çikolata kokusu yayılıyor ;)
 

 

Kaç gün saklanabileceği konusunda ise her zamanki gibi hiçbir fikrim yok; yarısı piştiği gün diğer yarısı da ertesi günlerde eşim tarafından işyerinde tüketilmiş, kurabiye kutusunu olduğu gibi götürdüğünden ben görmedim :)     
 
Musmutlu kalın!

16 Haziran 2014 Pazartesi

Margarinsiz ve mayasız poğaça


Herkese merhaba :)

Malzeme eksikliği ile ortaya çıkıp lezzetiyle bizi çok şaşırtan margarinsiz ve mayasız poğaçamla devam edelim :)
 
 

Geçtiğimiz cumartesi gecesi Cantürk’ün canı patatesli poğaça istedi. Ama evlendiğimizden beri kaç kere market alışverişi yaptık ne yaş ne kuru maya almak aklıma bile gelmedi. Margarin deseniz kurabiye yapmaya niyetlenince alırız, ki onda bile mecbur kalmadıkça tereyağı kullanırım. O saatte açık market de yok, kısmet değilmiş diyerek yatıp uyuduk. Ertesi sabah biraz erken uyanınca hadi dedim, kabartma tozu ve sıvı yağ ile bir deneyeyim de Cantürk’e sürpriz olsun, en kötü kurabiye gibi olur ;)

Malzemeler:


Hamuru için:

2 yumurta

1 çay bardağı sıvıyağ

1 çay bardağı yoğurt

1 paket kabartma tozu

1 yemek kaşığı toz şeker

1 çay kaşığı tuz

Aldığı kadar un

 
İçi için:

2 orta boy haşlanmış patates

Tuz, karabiber, pulbiber





 
 
Tüm malzemelerimizi güzelce yoğurup ele yapışmayacak yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Hamur dinlenirken haşlanmış patatesimizi rendeleyip tuz, karabiber ve pul biberle tatlandırıyoruz. Hamurdan istediğimiz boyutta parçalar alıp elimizle inceltiyoruz, bir tarafına patatesli içten koyup diğerini üzerine kapatıyoruz ve kenarlarını açılmaması için bastırıyoruz.  
 





İçerisinde yeterince yumurta olduğundan kızarması için üzerine yoğurt sürmeyi tercih ettim. Yumurta soğumuş poğaça börekte kokabilirken yoğurdun öyle bir sorunu olmuyor, gayet de güzel kızarıyor. Ama yumurta sürmek isterseniz 2 yumurtanın birinin sarısını ayırıp, onu kullanabilirsiniz.

Yoğurt sürdükten sonra susam ve çörek otu serpiştirdiğimiz poğaçaları önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında kızarana kadar pişiriyoruz.



 


Cantürk de fırından gelen mis gibi poğaça kokusuyla Pazar sabahına uyanmış oldu ;)



 


Ben bu malzemelerle 13 tane poğaça elde ettim, yarısı kahvaltıda sıcak sıcak yenildi. Kalanı da eşim tarafından kahvaltı yapılmak üzerine işyerine götürüldü :)

“Sadece 1 tane yerim, diyetimi bozamam” diyen ben dayanamayıp 3 poğaça yedim, zaten poğaça gibi değil de yumuşak kurabiyemsi hafif kıtır ama parçalanıp dökülmeyen bir yapısı var. Favori poğaçam bundan sonra budur :) Bayıldım, bayıldım.




 


Siz de yapmak isterseniz yemeden ya da misafiriniz gelmeden hemen önce yapın, ne kadar taze pişmiş o kadar lezzetli. Bir gece bekleyince bildiğimiz normal poğaçalar gibi oluyor, kıtırlık mıtırlık kalmıyor ;)
Patates yerine canınızın istediği herhangi başka bir malzemeyi de kullanabilirsiniz ;)
Bu da poğaçalarımızın eşlik ettiği kahvaltı sofram:










Kahvaltıda poğaçaların yanı sıra pudingli enfes muffinlerim de vardı. Tarifi için TIK TIK

Sevgiler ve öpücükler :)



12 Haziran 2014 Perşembe

Pudingli Muffin


Herkese merhaba,

Bugün size cupcake olmak üzere yola çıkmış ama puf puf kabardığı için süslenmesine gerek duyulmadan tüketilmiş, nemli yapısı sayesinde günlerce taptaze kalmış harika bir muffin tarifi vereceğim :)
 
 

Kekin her türlüsünü çok seviyorum ama ikram etme kolaylığı ve sevimliliği sayesinde hangi malzemeyi kullanmış olursam olayım benimkiler hep muffin kalıplarında pişiyor ;)


 

 
Pudingli kek ise son zamanlardaki favorim. Normal keklerden malzeme olarak tek farkı içerisine katılan toz halindeki puding. Muzlu, çilekli, antep fıstıklı gibi her çeşidiyle de çok güzel oluyor ama çikolatalısı bir başka ;)
 

 

Puding olarak bu kez 500 ml süt ile pişirilen Carte Dor’un bitter çikolatalısını kullandım ama Dr. Oetker’le de gayet güzel oluyor. Kakao oranı daha yüksek olduğu için bitter çikolatalı puding kullanmanızı tavsiye ederim. Normal çikolatalı puding kullanacaksanız eklediğiniz kakao miktarını biraz daha artırabilirsiniz.  

 

Malzemeler:

3 yumurta

¾ su bardağı toz şeker

1 su bardağı sıvı yağ

1 su bardağı süt

2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

2 yemek kaşığı kakao

1 paket bitter çikolatalı puding (toz halde)
 
 

 

 
Karıştırma kabımıza yumurta ve şekeri alıp şeker tamamen eriyene kadar mikserle çırpıyoruz. Sonra sıvıyağ ve sütü koyup çırpmaya devam ediyoruz. Kalan kuru malzemeleri eleyerek –bu nokta çok önemli çünkü kekimiz bu sayede daha iyi kabarıyor- çok fazla çırpmamaya çalışarak yediriyoruz. Muffin kalıplarına bölüştürüp önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişiriyoruz. Benimkiler 25 dakikada piştiler, o yüzden 20. dakikadan itibaren gözünüz üzerilerinde olsun. İçinin pişip pişmediğini anlamak için kürdan batırabilirsiniz. Kürdana hamur yapışmıyorsa pişmiş demektir ;)

Ben bu malzemelerle 21 adet orta boy muffin elde ettim. Bunların 12 tanesi Tantitoni’den aldığım renkli, diğer 9’u ise Migros’tan aldığım pembe kalp silikon kalıplar. Yaklaşık 1 senedir silikon kalıp kullanıyorum ve çok memnunum. Sağlıklı mı değil mi hala tartışma konusu ama yapışma yağlama gibi dertleri olmadığı için tercih sebebim. Bu tarifi büyük kek kalıplarında ya da borcamda da deneyebilirsiniz. Pandispanyalarınızı hazır almak istemezseniz bu kek tarifini kullanıp harika yaş pastalar yapabilirsiniz.
 
 

 

 
Şeker miktarı konusunda ise; biz kekleri çok şekerli sevmediğimiz ve kakao tadını daha yoğun almak istediğimiz için 3/4 su bardağı kadar kullanıyorum. Eğer az bulursanız 1 su bardağına çıkarabilir; üzerine nutella sürmek ya da çikolata sos, puding vs dökmek isterseniz de yarım su bardağına indirebilirsiniz.       

Kullandığım pudingin içerisinde minik çikolata parçacıkları çıktığı için ekstra çikolata eklemedim ama kakaolu muffinin içerisinde minik beyaz çikolatalar gözükse hiç de fena olmaz diye düşünüyorum. Evde yurt dışından gelen antep fıstıklı ve portakallı bir paket beyaz çikolatam var, kendisini hayırlı bir iş için kullanmış olup fotoğraflarını eklerim ;)
 


 
 

21 muffinin 4’ünü ben, 5’ini Cantürk olmak üzere 9 tanesini piştiği gün, kalanları da ertesi günlerde kahvaltı sonlarında ve ara öğünlerde tükettik :) Cupcake desenli masa örtüm ve peçetelerimle ne kadar da uyumlular, değil mi? :)
 
 

 
 

 
Cupcake desenli masa örtüm ve peçetelerimi Parti Dünyası'ndan aldım ama parti malzemeleri satan her yerde bulabilirsiniz. Ayaklı cam fanus Paşabahçe, pembe seramik tavam Bernardo, kupalar da Migros'tan. Unutmayın süper marketlerde hiç bir yerde bulamayacağınız cici ürünler bir anda karşınıza çıkabilir :))

Bir sonraki tarifte de yukarıda gördüğünüz poğaçaların tarifini ve ortaya çıkış hikayesini yazdım. Mayasız ve margarinsiz diye de bir ipucu vereyim size :) Okumak için TIK TIK 
 
Güzel sofralarla, lezzetli tariflerle yeniden buluşmak dileğiyle, hoşçakalın!  
 
 
 
 
 
 

11 Haziran 2014 Çarşamba

Barbizon Beauty Studio: Gelin Saçım ve Makyajım






Düğünüme 1 ay kala ben hala kuaför arayışındaydım. Çayyolu’nda gitmediğim görüşmediğim yer kalmadı ama bir türlü içime sinmiyor, karar veremiyordum. Evim de Wishes da Çayyolu’nda olduğu için başka bir yer de arayamadım ta ki arkadaşım Şirvan Reya’nın düğün fotoğraflarını görene kadar :)
 
 

Fotoğraflar evde çekilmiş sandım ama değil, hem yemyeşil yaz hem de kış bahçesi olan bir villa ama o kadar güzel ve değişik bir dekorasyonu var ki kuaföre de benzemiyor. “Nereymiş ki bu Barbizon?!” diye bakınca Galeria’nın hemen arkasında, noterin yanında bir kuaför olduğunu öğrendim. Şirvan Reya’ya sordum, saçından da makyajından da çok memnun kalmış ve kesinlikle tavsiye ediyor. Telefon edip Deniz Hanımla görüştüm, inanılmaz sıcak ve ilgili bir ses. Bir akşam iş çıkışı gidip gözümle gördüm ki harika bir mekan. Resmen her köşesine “burada harika fotoğraflar çekilir” diyerek bakıyorsunuz. O kadar yerle görüşen benim içeri girer girmez Barbizon’da karar kılma sürecim de bu şekilde gelişmiş oldu :)
 

 

Düğünümden 3 gün önce provam için gittim. Carlos’a telefonuma kaydettiğim bir sürü fotoğrafı gösterip öyle mi yapsak böyle mi yapsak diye gelin makyajları gösterirken Deniz Hanım Carlos’a bırakmamı, onun benim yüzüme en çok yakışacak makyajı yapacağını söyledi. Hakikaten de öyle oldu. Onlarca insan makyajımı nerede yaptırdığımı sordu, o derece. Harika bir tekniği var Carlos’un. Zaten bir dönem Demi Moore gibi ünlülerin de makyözü olarak çalışmış, işini layıkıyla yapan başarılı bir makyaj sanatçısı o.




 
 




 
 
 
 
 
Saçım da Akın’ın ellerinden. İstediğimi birebir yapıp beni çok memnun etti Akın. “Bu saç bana yakışır mı, duvak güzel durur mu?” diye endişelenen aşırı stresli ben bir mutlu, bir keyifli sormayın :) Akın hem hızlı hem de işinin ehli. Bir gelin daha başka ne ister ki? :)
 




 





 

Tırnaklarımı da Esra süsledi. Yüzük parmaklarıma gelin ve damat çizdi düğünden bir gün önce. İyi ki öyle yapmışız ki düğün günü sadece saç ve makyaj derdim oldu, tüm hazırlıklarım (gelinliğimi giymek de dahil) 2,5 saatte bitti, çekime bol bol vakit kaldı.
 


 

 

 
 
 
Düğün günü o kadar stresliydim ki kahvaltı yapmak aklımın ucundan bile geçmedi. Ama iyi ki yapmamışım çünkü çayla beraber yeni pişmiş sıcacık poğaçalar ve tatlılar geldi önüme saçım yapılırken. Gördüğünüz ilgi muhteşem, sizi sanki evinizde gibi hissettiriyorlar ;)  
 

 


 
 

Başta Deniz Erdoğan, Akın Başköse, Carlos Cavalcanti ve Esra Gündoğdu olmak üzere tüm Barbizon ekibine binlerce kez teşekkür ediyorum ve sizi Betül Okandan'ın Barbizon’da çekmiş olduğu fotoğraflarımla başbaşa bırakıyorum :)
 







 














 
 
 
Hoşçakalın :)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...