kurutulmuş domates etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurutulmuş domates etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Kurutulmuş Domates Mezesi


 


Birkaç hafta önce kahvaltıda ekmek bana bana yemek için kuru domatesli ve cevizli zahter salatası yapmıştım. Bu da aynı amaçla uydurulan değişik bir versiyonu :) İster sabah kahvaltılarında ister öğle ve akşam yemeklerinde başlangıç olarak hazırlanabilecek çok pratik bir meze. Benim elimde ve dolabımda mevcut olan malzemeler bunlardı, siz aklınıza gelen hemen her şeyi ekleyebilirsiniz ;)

 
Malzemeler:

8-10 adet kurutulmuş domates

15-20 adet çekirdeği çıkarılmış siyah zeytin

1 avuç iri iri kırılmış ceviz içi

1 tatlı kaşığı kekik

1 tatlı kaşığı biberiye

1 çay kaşığı pulbiber

Bol miktarda sızma zeytinyağı

 

 

 
Kurutulmuş domatesleri 5-10 dakika sıcak suda bekletip yumuşadıktan sonra minik minik doğruyoruz. Çekirdeği çıkarılmış siyah zeytin, iri iri kırılmış ceviz içi, kekik, biberiye, pulbiber ve tuzu ekleyip karıştırıp minik servis tabaklarına bölüştürüyoruz ve üzerlerine bol miktarda sızma zeytinyağı ekliyoruz. Sonuçta ekmek bandırma amacına hizmet etmeli :)) 
 
Begonvilli davet soframı ve eşlik eden diğer tariflerimi görmek için TIK TIK ;)
 


 
 
Afiyet olsun! :)

 

 

 

 

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Kurutulmuş domatesli ve cevizli zahter salatası


Herkese merhaba,

İç Anadolu’da pek bilinmeyen, benim de geçtiğimiz sene tanıştığım zahterle yaptığım bol zeytinyağlı ve ekmek banmalık ister kahvaltılarda ister ana yemeklerde başlangıç olarak ikram edebileceğiniz harika bir tarifim var :)



 


Zahterin Antakya’ya (Hatay mı demeliyim bilmiyorum) özgü güzel kokulu bir ot olduğunu duymuştum ama ilk defa geçen sene kocişten evlenme teklifi aldığım gün tadına bakabildim.

Yeri gelmişken tek taşımı  Dafne Restaurant'ta harika Antakya mezeleri ve yemekleri eşliğinde aldım. Ortamı, hizmeti ama en çok da mezelerine bayıldım, hele de zahter salatası bambaşka ;)





 

















5 Temmuz 2013 hayatımın en mutlu günüydü, ta ki evlendiğim 19 Mayıs’a kadar :)))



 

Tarife dönecek olursak, Doğu Akdeniz’e özgü bir kekik türü olan zahter bana sanki taze kekik ve biberiyeyi aynı anda yiyormuşum hissini veriyor. Aroması mükemmel. İster et ve tavuk yemeklerine katın, ister salatalarınıza doğrayın, isterseniz de kahvaltılık zeytinlerinize pul biberle birlikte serpiştirin. Hepsiyle de ayrı güzel oluyor.

Marketlerde satıldığını hiç görmedim, belki de denk gelemedim bilemiyorum. Ben Çayyolu’nda kurulan sosteye pazarındaki Hatay yöresel yemeklerini satan yerden alıyorum. Kilosu en son aldığımda 50 liraydı, fiyatı sizi korkutmasın poşete epeyce doldurmama rağmen 1lira 25 kuruş ödedim :)




 



Malzemeler:

5-6 adet kurutulmuş domates

2-3 yemek kaşığı iri parçalanmış ceviz içi

1 tutam zahter

1 çay bardağı sızma zeytinyağı

Yarım limonun suyu

Tuz, pulbiber




 



Kurutulmuş domatesleri 5 dakika kadar sıcak suda bekletip yumuşattıktan sonra minik minik doğruyoruz. Ceviz içini, dilediğimiz kadar zahteri, zeytinyağını, limon suyunu, tuz ve pul biberi ekleyip karıştırıyoruz.

Biz salatamızı kahvaltıda görmüş olduğunuz hamur işlerini bandırmak suretiyle yedik, üzerine de kocaman bir tahinli çöreği götürünce diyet miyet kalmadı. Ama siz daha hafif olsun isterseniz, zeytinyağı miktarını azaltabilirsiniz.




 


Kahverengi dikdörtgen servis tabaklarım ve peçetelerim İkea, çatal bıçak takımım Korkmaz, turuncu tabaklarım Carrefour, 3’lü beyaz tabak setim Karaca, kırmızı çay bardaklarım Güral, sarı- kırmızı fiyonklu silikon kupa kapağım Tantitoni, masa örtüm Bursa Kumaş Pazarı’ndan -annem dikti- :)




 

Hoşçakalın! 






 

  

6 Mart 2014 Perşembe

Kuzu etli kuru patlıcan yemeği


Patlıcan ve domatesin tazesi çıkmadan (sünger gibi olan hormonluları kastetmiyorum, onlar zaten hep var) çok sevdiğim, yemeye doyamadığım ekşili acılı kuru patlıcan yemeğimin tarifini yazmak istedim. Biraz geç kaldığımın farkındayım, çok büyük ihtimalle yazdan kalma kuruluklarınız da bitmiştir ama birer paket patlıcan ve domates kurusu satın almanıza değecek bir yemek kızlar :)

Yemeklerin içinde et sevmeyen abim, tadına baktıktan sonra tam 3 tabak yiyince tarifi bloga eklemek şart oldu :)

Kurutulmuş domates olmazsa da olur ama olursa bir başka olur. Ben Antep usulü olmasını istediğim için pul bibere ek olarak acı biber ve domates salçası da kullanıyorum. Ayrıca çok ekşi gelmezse limon suyu miktarını da artırabilirsiniz; ben bir tam limon kullanıyorum. Kuzu eti yemeğe ayrı bir lezzet katıyor ama tercih etmeyenler dana eti ya da kıymasıyla da yapabilirler.

Yağ içinde yüzen patlıcan yemeklerine inat sadece 3-4 yemek kaşığı sızma zeytinyağı içerdiği ve düşük kalorili olduğu için diyet yemekleri listesinde olmayı sonuna kadar hak ediyor :)

Malzemeler:

200-250 gram kuru patlıcan
250 gram kuzu eti
2 orta boy kuru soğan
2-3 diş sarımsak
5-6 adet kuru domates
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası
Yarım limonun suyu
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı

Tuz, karabiber, kimyon, pulbiber

Öncelikle tozunun gitmesi için patlıcanlarımızı soğuk suda yıkayıp, kaynamakta olan tenceremize atıyoruz ve 10-15 dakika yumuşayıncaya kadar haşlıyoruz. Yemekle beraber de pişeceği için fazla haşlamamanızı öneririm. Yumuşayan patlıcanların suyunu süzüp soğuk sudan geçirip bir süzgece alıyoruz. 



Bu arada kuru domatesleri de yıkadıktan sonra sıcak su dolu bir tabağa alıp, yumuşaması için bir kenarda bekletiyoruz.



Eti ve sıvı yağı tencereye alıp rengi döndükten sonra doğradığımız kuru soğanı ve sarımsağı ekleyip yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. Ben bu aşamayı biraz uzun tutunca zaten yumuşacık olan kuzu eti soğan ve sarımsaklar kavrulana kadar dağıldı :) 



Sonra sırasıyla minik minik doğradığımız kuru domatesleri, salçayı, limon suyunu ve baharatları atıp karıştırıyoruz ve üzerini geçene kadar da sıcak su ekliyoruz.




Kuru domates ve patlıcanlar pişince de tenceremizi ocaktan alıyoruz. Bandırarak yemeyi sevenler için yemeğimizin suyu inanılmaz lezzetli oluyor, biraz sulu bırakabilirsiniz.



Ben bu yemeği üniversite yıllarında bir arkadaşımın annesinin elinden yemiştim. İri iri doğranmış kuru patlıcanlar ve kıymayla yapardı bu yemeği ve bayılırdım. Ben biraz daha acı ve ekşi yapıyorum, siz de damak tadınıza göre değişiklikler yapabilirsiniz.


Düğün telaşından akşam yemeği kavramını unuttum, işten çıkıp ordan oraya koşturmaktan gece eve gelince ya yemek yemeden uyuyorum ya da kahvemin yanında bir parça çiko yiyorum. Akşam yemeği yemediğinizde -miktarını abartmamak kaydıyla- çikolata yerseniz bile kilo alınmıyormuş; test ettim, onayladım :) Bir de düğün zamanı diyet yapmak için kendinizi çok da sıkmayın, zaten yoğun tempoda zayıflanıyor. Güzel yeseniz bile kilo almıyorsunuz ;)

Sıradaki (çok büyük ihtimalle yarınki), işten geç çıkanlar ve akşam yemeğini 8den sonra yiyenler için alternatifler ve öneriler içeren, tarifsiz bir post olacak :)

Hoşçakalın :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...